30 Haziran 2008 Pazartesi

Cemaatin karanlık planları

Fethullah Gülen’e yakınlığı ile bilinen Hakan Yavuz, cemaatle ilgili ilginç değerlendirmelerde bulundu.

Yavuz “İslamı özünden koparıyorlar. Cemaat Ergenekon, Yücel Aşkın, Atalar, Sauna ve Şemdinli davalarına yön vermeye çalıştı. Okullar, finans kuruluşları, medya kuruluşları; bunlar bir sistemin parçalarıdır. İnsanları çağırıp yazı yazdırmak ya da konuşturmak karşılığı paralar veriliyor. Cemaat bazı bakanlıkları sardı. AKP diye bir parti yok. Bir lider var sadece. Anayasa Mahkemesi bir hayaleti kapatıyor” dedi.

Gülen cemaatine yakınlığı ile tanınan Yavuz’dan cemaatle ilgili ilginç itiraflar

‘AKP hayalet parti’

Gülen cemaatiyle ilgili ilginç itiraflarda bulunan M. Hakan Yavuz, cemaatin Ergenekon operasyonuna yön vermek istediğini söyledi. Yavuz AKP’yi de “sadece liderin olduğu hayalet bir yapı” diye niteledi.

Fethullah Gülene yakınlığı ile bilinen Utah Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi M. Hakan Yavuz, Gülen cemaati ile ilgili ilginç itiraflarda bulundu. Yavuz, cemaatin amacının İslamı küresel güçlerin istemleri yönünde şekillendirmek olduğunu belirtirken, okullar, finans ve medya kuruluşlarının bir sistemin parçaları olduğunu söyledi. Yavuz, cemaatin eski Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yücel Aşkın davası, Atabeyler ve Sauna operasyonları ile Şemdinli davasına yön vermeye çalıştığını, aynı şeyin şimdi de Ergenekon operasyonu konusunda gerçekleştirildiğini belirtti.

Fethullah Gülene yakınlığı ile bilinen, cemaat ile ilgili bir kitabı bulunan ve bir dönem Zaman gazetesinde Gülen ile ilgili yazılar yazan Yavuz, www.odatv.comadlı internet sitesine cemaati eleştiren oldukça ilginç açıklamalarda bulundu. Hakan Yavuzun söylemleri, daha önce Gülenin sağ kolu olarak bilinen Nurettin Verenin açıklamalarını anımsattı. Hakan Yavuzun yaptığı açıklamalar şöyle:

Açıkça söylemeliyim ki; son dönemde cemaatle ilgili endişelerim arttı. Bir yapı güçdenen şeye sahip olmak için farklı alanlarda ilerlemeyi seçebilir. Okullar, finans kuruluşları, medya kuruluşları, bunlar bir sistemin parçalarıdır. Ama beni rahatsız eden, bu gücün nasıl kullanıldığı ve İslamı paketleme olayıdır. Ben buna biraz İslamsız İslam diyorum. İslamı belli kesimlere hoş gelecek hale dönüştürmek, belli güçlerle uyumlu hale getirmek. Belli yerlerden destek de alıyorlar mutlaka. Amaç İslamı global güçlerin ihtiyaçlarına, kapitalizme yakın hale getirmek. İslamı özünden koparıyorlar. Sakız gibiher yere çekiyorlar. Bunun da ne için yapıldığını bilmiyoruz.

‘Davalara yön veriyorlar’

Ben aslında cemaate antipatik de bakmıyordum, çok yanında da değildim. Ama özellikle AKP iktidarından, 2002 yılından bu yana özellikle yargı konusunda çok yanlış adımlar attıklarını düşünüyorum. Dört tane dava var benim için önemli olan: Yücel Aşkın duruşması, Şemdinli davası, Atalar (Atabeyler) operasyonu ve Sauna operasyonu. Şimdi de Ergenekon. Bu ilk dört davaya cemaat yön vermeye kalkıştı. Cemaatin basın organlarının bu davalarla ilgili yayınlarına bakın. Yücel Aşkına ne iftiralar atıldı. Ergenekonda 1 yıldır insanların dava açılmadan içeride tutulmasını izah edemiyorum.

Son dönemde benim cooptation dediğim bir durum var. İnsanları çağırıp yazı yazdırmak ya da konuşturmak karşılığı paralar veriliyor. Herkesi işin içine sokmak diyorum ben buna. Gelip konuşuyorsun, hemen 2 bin dolar. Bu para nereden geliyor, makbuz karşılığı mı veriliyor?

Türk devleti toplumuna göre özgürleştiricidir. Toplumumuz daha baskıcıdır. Sıvasta yaşananlar, en son Düzcede olanlar... Devlet çökünce her şey çöküyor Türkiyede. Çünkü toplum daha bireyselleşemedi. Toplum hâlâ kabadayı bir toplum. Devlet zayıfladığı, sarsıldığı zaman, toplumun içindeki cemaatler, kabileler, mahalleler hemen ayrışıyor ve birbirine karşı durum alıyor. Iraktaki durum ortada. Devlet düşmanlığı ile bir yere varılmaz. AKPnin temel hatası Kemalizm karşıtlığı yapacağız diye, devlet düşmanlığı yapmaları.

Türkiyede devlet bireyi dinsel cemaatlere karşı korumak zorundadır. Bu nedenle de laiklik anlayışı daha dayatmacı görünebilir. Ama Amerikada bir dini grup polis teşkilatını ele geçirmeye çalışmak istemiyor. Askeri okulları ele geçirmek istemiyorlar. Devletin üniversitelerini Kırıkkale Nakşilerin, Sütçü İmam bilmem hangi grubundur diye parsellemiyor.

Bakanlıkları ele geçiriyor

AKP belli bir cemaatle ilişkisini gözden geçirmek zorunda. Cemaat bazı bakanlıkları ele geçirmek için büyük mesafe aldı. Bundan rahatsızlık var partinin içinde. Türkiyede bazı cemaatler de çete gibi hareket ediyor. Her yerde aynı şey söyleniyor. AKP nedir? Hangisi AKPdir? Washingtonda yansıtılan mı? Konyadaki mi? İstanbuldaki mi? AKP diye bir parti de yok. Bir lider var sadece. Anayasa Mahkemesi bir hayaleti kapatıyor.

Cumhuriyet,11.06.2008

Bir Fethullah Gülen yaratmak

FETHULLAH Gülen talebanından, Zaman Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı’nın "Anlama Gayreti" başlıklı iki yazısını (Zaman, 14-15.02.08) okuyunca, Fethullah Gülen hareketinin ürettiği insanların "yeni bir Fethullah Gülen" yaratmaya giriştiklerini fark ettim.

ABD ve İngiltere’de akademik muhitlerde düzenlenen, CIA’nın "adam yaratmak" modeline uygun çalışmaları da bu bağlamda değerlendiriyorum. Sözünü ettiğim CIA modelini anlamak için Frances Stonor Saunders’in "Parayı Verdi Düdüğü Çaldı" (Doğan Kitap) adlı müthiş kitabını okuyabilirsiniz.


EVRENSEL ÖNDER!

Fethullah Gülen cemaatinin okuttuğu, adam ettiği, bir yerlere getirdiği insanlar, yazarlar, gazete yönetici ve yazıcıları, akademisyenler, şimdi, Fethullah Gülen Hocaefendi için gayet kullanışlı bir evrensel düşünür ve önder imgesi yaratmaya, inşa etmeye çalışıyorlar.

Bu yazımda bana gelen özel mektup ve mesajlardan, Fethullah Gülen aleyhinde olduğu iddia edilen belgesel yazı ve tanıklık kitaplarından, Hocaefendi’nin yaptığı konuşmalardan, ABD’ye kaçmasına yol açan televizyon haber ve programlarından kesinlikle yararlanmayacağım. Elimin altında, cemaatten olduğunu tahmin ettiğim, Utah Üniversitesi Siyasal Bilimler Bölümü öğretim üyesi Hakan Yavuz’un 2003 yılında Oxford University Press tarafından yayınlanan "This Translation of Islamic Political Identity in Turkey" adlı kitabının Türkçe’ye çevirisi olan "Modernleşen Müslümanlar" (Kitap Yayınevi) adlı kitabı var. Bu kitaptan alıntılar yapacağım. Yazar, "Nurcular, Nakşiler, Milli Görüş ve AK Parti"yi incelerken, Fethullah Gülen cemaatini Yeni-Nurcu Hareketi adıyla takdis etmektedir. Bu kitaptan birkaç ay önce de söz etmiştim. Şimdi gelelim alıntılara:

"1983 yılından sonra, en önemli değişim, eğitim alanında gerçekleşti. Eğitim sisteminin özelleştirilmesi, bu sistemi rekabete açtı ve hareket daha iyi bir eğitim sistemi kurma gereksinimine ve arzusuna yatırım yaptı." (S. 248)

"Gülen hareketi, nasıl yaşamalıyız ve nasıl yaşamamız gerektiği mevzuunda nasıl düşünmeliyiz gibi konulara, kamuoyu oluşturulması sürecinin içine ’dini’ taşıma çabası gösterdi." (S. 249)

"Hareket yükselen yeni Anadolu-Müslüman burjuvazisiyle sembiyotik bir ilişki kurmayı başarmış ve bu burjuvazinin kaynaklarını Kemalist-laik düzende siyasal ve kültürel üstünlük iddiasında bulunanların varsayımlarına meydan okumak için kullanmıştır." (S. 250)

"Dünyayı İslam ahlakı bağlamında şekillendirme amacını taşıyan ’aktivist dindarlığın’ oluşumu, yeni-Nur hareketinin özüdür... Gülen öncülüğündeki harekette, hizmet, himmet ve ihlas gibi Türk-İslam kültürünün içsel itici güçleri toplumu İslam ahlakı ideallerine göre şekillendirmek için kullanılmaktadır... Cemaatin misyonu, verili bir toplumda sosyal ve kültürel eylem matrisi oluşturmak için, İslam’ın mesajını anlamak, tartışmak ve taşımaktır." (S. 253)

TOPLUMA DİNİ KEFEN

Gülen hareketi bireyleri değil toplumun tamamını yeniden İslamlaştırmak, Nurculuk paftasına göre biçimlendirmek, topluma dini bir kefen biçmeyi amaçlamaktadır. Fethullahçılık, Anayasa’nın değişmez hükümlerini değiştirmeyi amaçlamaktadır. Böyle bir amacı yoksa bütün yaptıklarını neden yapmaktadır? Bütün örgütlü dinsel hareketler tehlikeli ve yıkıcıdır!

Özdemir İNCE

FETHULLAH'IN "DİYALOG" DEDİĞİ MİSYONERLİK ÇIKTI!


Papa, dünya müslümanlarının "gelin barışalım" çağrısına tuhaf bir yanıt verdi! Papa 16. Benedikt, İtalya'da düzenlenen "dinlerarası diyalog" toplantısında misyonerlik çağrısında bulundu.

Dünyada Müslüman-Hristiyan çatışmasının giderek büyümesi üzerine 5'i Türk, 138 önemli Müslüman din adamı ve ilahiyatçı tüm Hristiyan liderlere tarihi bir çağrıda bulunarak "Hepimiz aynı Tanrı'ya inanıyoruz. Gelin artık barış yapalım" demelerinin ardından iki dinin temsilcileri dün ilk kez Napoli'de biraraya geldi. Papa 16'ncı Brenedict'in Napoli ziyaretine rastlayan Dinlerarası Diyalog Toplantısı'nda Katolikler'in ruhani lideri beklenmedik bir yorum yaptı. Sert çıkışlarıyla tanınan Alman din adamı iki dinin birbirine yaklaşmasını anlatmak yerine "misyonerlik" çağrısı yaptı. Papa, dünyadaki birçok kilisenin temsilcisinin, aralarında Yahudi ve Müslümanlar'ın da olduğu 42 konuğun hazır bulunduğu Plebiscito Meydanı'nda yaptığı Angelus konuşmasında tüm kiliselerin insanlığın Hristiyanlaştırılması için çalışması gerektiğini söyledi.

Papalık Dinlerarası Diyalog Kurulu Başkanı Kardinal Tauran, "Kur'an-ı Kerim var oldukça, Müslümanlarla diyalog zor" dedi.

Kur'an-ı Kerim'i dinlerarası diyaloğa engel gören Kardinal Tauran, İslamiyetin Kur'an-ı Kerim'i Allah'ın Kelamı olarak kabul ettiğini, bu yüzden Kur'an üzerinde derinlemesine tartışma yapılamadığından yakındı.

Tarihin her döneminde Müslümanlara karşı kin ve nefret güden Vatikan, gerçek yüzünü gösterdi. Ilımlı İslamcıların şımarttığı Vatikan, Müslümanlarla gerçek anlamda teolojik tartışmanın yapılamayacağını, çünkü Müslümanların Kur'an-ı Kerim'i Allah'ın Kelamı olarak gördüklerini ve Kur'an üzerinde derinlemesine tartışmayı kabul etmediklerini açıkladı. Papalık Dinlerarası Diyalog Kurulu Başkanı Kardinal Jean-Louis Tauran "Müslümanlar, Kur'an'ı Allah kelamı olarak gördükleri için Kur'an'ı derinlemesine tartışmayı kabul etmiyorlar. Bu yaklaşımla inancın içeriğini tartışmak zor" dedi.

138 Müslüman akademisyen ve âlim, Roma Katolik Kilisesi'nin ruhani lideri Papa 16. Benediktus'a hitaben tarafından yazdıkları mektupta, iki din arasında barışçıl bir ilişki tesis edilmesi çağrısında bulunarak

"Dünyanın geleceği, Müslümanlar ile Hıristiyanlar arasındaki barışa bağlıdır" demişti.

Mektubu "olumlu" ve "cesaret verici" olarak niteleyen Kardinal Tauran, şunları söyledi:

"Bu, son derece cesaret verici bir sinyal. Zira iyi niyet ve diyalogla, önyargıların aşılabileceğini göstermektedir. Bu diyalog konusuna manevi bir yaklaşımdır. Bunu, maneviyat diyaloğu olarak da adlandırabilirim."

Kardinal Tauran, Papa 16. Benediktus'un Pazar günü Napoli'de yapacağı konuşmada Müslüman alimlerin ve akademisyenlerin çağrısına cevap verebileceğini söyledi. Kardinal Tauran ayrıca, Hıristiyan ülkelerde camilerin inşa edildiğini ancak Müslüman ülkelerde kilise inşa edilmediğini ileri sürerek, bunun da tartışılması gerektiğini ileri sürdü.

Misyonerlere dua edelim


Papa, Katolik dışındaki kiliselerin, Yahudi, Müslüman, Budist, Hindu temsilcilerinin hazır bulunduğu Plebiscito Meydanı'ndaki diyalog toplantısında, "Şiddetin olmadığı bir dünya için dinler ve kültürler arasında diyalog" başlığı altında düzenlenen toplantıya da atıfta bulunarak, "Bu kültürel ve dinsel etkinliğin de dünyada barışın güçlenmesine katkı olmasını diliyorum. Bunun için dua edelim. Ama bugün misyonerler için de dua edelim" dedi.

Roma Katolik Kilisesi'nin Dünya Misyonerlik Günü'nü kutlamakta olduğunu hatırlatan Papa, Hıristiyanlığı tüm dünyaya yayma konusunda Katoliklik dışındaki Hıristiyanların gayret göstermeleri gerektiğine değinerek, "Tüm insanlığın Hıristiyanlaştırılması hususunda, her kilise aynı derecede sorumludur" dedi.

İstanbul Ermeni Patriği 2. Mesrob, Rum Kesimi Ortodoks Kilisesi Başpiskoposu 2. Hrisostomos, Türkiye Hahambaşı İshak Haleva ve Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden Prof. Mehmet Paçacı'nın da katıldığı toplantıda Papa, İstanbul'da da görüştüğü Fener Rum Patriği Bartholomeos ile samimi pozlar verdi.

TRT'de Fethullah Rüzgarı



Kurumda birçok program Fethullah Gülen'e yakın isimler tarafından hazırlanıyor.

AKP iktidarının sesi haline gelen TRT'de birçok program dinci basın kurumlarında görev yapan ve Fethullah Gülen cemaatine yakın isimler tarafından hazırlanıp sunuluyor.

Programcılar arasında, Fethullah Gülen 'in şiirlerini ve metinlerini seslendirenlerin yanı sıra daha önce Samanyolu ve Kanal 7 gibi televizyonlarda görev yapan isimler de yer alıyor.

AKP iktidarının hazırladığı yasa tasarı'yla yapısını baştan sona değiştirmeyi planladığı TRT'de, programların içeriği ve sunucuları da hızla değişiyor. Bu programlardan bazıları ve sunucuları şöyle:


Enine Boyuna:

TRT-1'de Cuma günleri 23.05'te yayımlanan programı Siyaset Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı Yöneticisi Dr. İbrahim Kalın sunuyor. Kalın aynı zamanda Zaman ve Today's Zaman gazetelerinde yazıyor.


Sen-Siz Olmaz/ Olur mu?

Çarşamba günleri 21.55'te TRT 1'de canlı olarak ekrana gelen programda bir dönem polis akademisi dekan yardımcılığı görevini yürüten Dr. Önder Aytaç , konuklarla sohbet ediyor. Aytaç, Polis Akademisi'nden 4 öğretim üyesi ile birlikte hazırladığı Türkiye Güvenlik Sektörü ve Demokratik Gözetim adlı raporla tepki çekmişti.


Ezber Bozan:

Daha önce Zaman ve Yeni Şafak gazetelerinde köşe yazan Tamer Korkmaz tarafından hazırlanan program, salı günleri TRT 1'de saat 22.55'te yayımlanıyor.


Felsefe Konuşmaları:

Programda Prof. Dr. Teoman Duralı belirlenen bir konu üzerinde konuşuyor. Teoman Duralı'nın yazıları Yeni Şafak ve Zaman gazetelerinde yayımlanıyor.


Rengâhenk:

İlker Gültekin tarafından hazırlanan program TRT-2'de hafta içi her gün saat 20.30'da yayımlanıyor. Gültekin, Fethullah Gülen'in yazdığı metinleri seslendiriyor.


Gündeme Dair:

TRT-1'de pazartesi günleri saat 13.30'da yayımlanıyor. Gazeteci Emre Aköz ve AKP'li Özlem Türköne 'nin eşi Mümtazer Türköne tarafından sunuluyor.


Şenlik Var:

Program daha önce Samanyolu TV'de Maceracı adlı programı hazırlayan Murat Yeni tarafından sunuluyor.


Bedirhan Gökçe ile Gecenin Kıyısında:

Çarşamba günleri TRT 1'de yayımlanan programı, daha önce Kanal 7'de
program yapan Bedirhan Gökçe sunuyor. Gökçe, Fethullah Gülen'in şiirlerini de seslendiriyor.

Telekom'dan Gülen sponsorluğu

Önder Sav’ın dinlenmesi olayında olay, Sav’ın şaşkınlığından kaynaklanmış gibi görünmekle beraber, şüphe bulutları henüz tam olarak dağılmış değil.
Çünkü Kanal 1 Haber’de örnekleriyle canlı olarak gösterdiğimiz bir dinleme metodu var.
Özel olarak programlanmış bir telefonu, arayarak dinleyebiliyorsunuz.
Bu tür dinlemelerde telefon aranmış gibi gözüküyor.
Tabii bunun için Önder Sav’ın telefonunun ele geçirilip içine bir program yerleştirilmiş olması gerekiyor.
Olabilir, olmayabilir.
Zayıf ihtimal gibi duruyor ama mümkün.
Olayın dikkat çekici bir başka yönü, Önder Sav’ın Turkcell’den talep ettiği telefon kayıtları henüz ortada yok ama Vakit Gazetesi Telekom’dan kayıtları 1 günde aldı.
Telekom bayağı hızlı hizmet veriyor anlaşılan.
Kutlamak lazım.
Bu arada dün gazetelerde yer alan ilginç bir ilan vardı, bilmem dikkat ettiniz mi?
Türk Telekom, Türkçe Olimpiyatları’nın ana sponsoru olmuş.
110 ülkede katılımcılar olacakmış.
Yabancı katılımcılar, Fethullah Gülen Cemaati'nin okullarından geliyor.
Zaten Türkçe Olimpiyatları da bir Fethullah Gülen cemaati organizasyonu.
Gülen Cemaati organizasyonuna Türk Telekom sponsor.
Dinleme rezaletlerinde okların çevrildiği yer ise özellikle Emniyet içinde Gülen taraftarları.
İlginç bir sponsorluk.

Fatih ALTAYLI

Fethullahçı Sermayenin Gücü

"Bedava gazete" pazarı büyüyor

Zaman'ın bayi satışı 29 bin 658 iken abone satışı adı altında 783 bin 436 gazete ev ve işyerlerine bırakılıyor. AKP'ye yakın bir sermaye grubu da "Metro" gazetesini bedava dağıtmaya hazırlanıyor.

*TGS Başkanı Ercan Sadık İpekçi, bedava dağıtılan gazetelerin amacının iyi değerlendirilmesi gerektiğini belirterek " Dünyadaki örneklerine baktığımızda, bu gazeteler kamuoyunu yönlendirip çıkar odaklarının amaçlarını gerçekleştirmesi için yayımlanıyor" dedi.


Amerika'da yaşayan emekli vaiz Fethullah Gülen cemaatine yakınlığı ile bilinen ve satışlarının büyük bölümü "bedava" dağıtılan Zaman, Bugün, Today's Zaman gazetelerine "Metro" adlı yeni bir gazete ekleniyor. Amerika'nın ve Avrupa'nın pek çok kentinde bedava dağıtılan Metro türü gazetenin Türkiye'deki örneği AKP destekli sermaye çevrelerince yayına hazırlanıyor.

Türkiye'de 1980'li yıllarda Turgut Özal hükümeti döneminde başlayan ve ilk uygulaması Türkiye gazetesi ile görülen "ücretsiz" gazete dağıtımı, AKP ile birlikte yeni bir boyut kazandı. Bir süre önce yayın hayatına başlayan ve "bedava" dağıtılan Bugün gazetesinden sonra şimdi de Metro adlı yeni bir gazetenin Türkiye'de yayın hazırlıkları sürüyor.

AKP iktidarının 22 Temmuz öncesi ATV- Sabah grubuna el koymasından sonra şimdi de 2009 Mart'ında gerçekleştirilecek yerel seçimler öncesi, daha geniş kitlelere ulaşmak için yeni bir gazete hazırlığında son aşamaya gelindi. Amerika'nın ve Avrupa'nın pek çok kentinde reklam-ilan gelirleri ile yayımlanan ve ücretsiz dağıtılan "Metro" benzeri bir gazeteyi, AKP destekli bir sermaye grubu Türkiye'de piyasaya sürmeye hazırlanıyor. Dünyada bedava dağıtılan ve yaklaşık 26 milyon olarak basılan Metro gazetesinin 2006 yılı geliri yaklaşık 416 milyon dolar. Net kârı ise 13 milyon dolar.


Tirajlar şişiriliyor

Türkiye'nin bazı illerinde halen Amerika'da yaşayan emekli vaiz Fethullah Gülen cemaatine yakınlığı ile bilinen Zaman, Bugün, Today's Zaman gazeteleri metro, havaalanları, meydanlar, benzin istasyonları, adliye sarayları, belediyeler, kamu kurumları, sağlık kuruluşları ve güvenlik birimlerine bedava olarak dağıtılıyor. Gülen cemaatinin en büyük yayın organı Zaman gazetesinin bayi satışı 29 bin 658 iken abone satışı adı altında 783 bin 436 adet gazete bedava dağıtılıyor. Yine Gülen cemaatine yakınlığı ile bilinen Bugün gazetesi de bedava dağıtılıyor. En son olarak yayın hayatına yeni başlayan Taraf gazetesi de geçen günlerde kentin birçok meydanında bedava dağıtılmıştı.

Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Genel Başkanı Ercan Sadık İpekçi, konuyla ilgili sorularımızı yanıtlarken Avrupa'daki örneklerini anımsatarak, "bedava gazetelerin" İngiltere basın çevresi tarafından tepkiyle karşılandığının altını çizdi. Uygulamaların gazeteciliğin temel ilkelerine de uygun olmadığını kaydeden İpekçi, özetle şu görüşlere yer verdi:

"Bedava dağıtılan gazetelerin amacını iyi değerlendirmek gerekir. Dünyadaki örneklerine baktığımızda, bu gazeteler kamuoyunu yönlendirip çıkar odaklarının amaçlarını gerçekleştirmesi için yayımlanıyor. Bu nitelikteki gazetelerin Türkiye'de yayımlanmasının çok sağlıklı sonuçlar vereceğini düşünmüyorum. Gazetenin arkasındaki sermaye grubuna hizmet vereceği açıktır."

Eski ABC Tiraj Denetleme Kurulu Başkanı Yiğit Şardan , bazı gazete ve dergilerin açıkladıkları satış rakamlarının gerçeği yansıtmadığını belirterek "Şu zamana kadar denetleyemediğimiz tek kurum Zaman gazetesidir " demişti.

Fettoş'un "Haber" Siteleri!!!

Fethullah'ın orduyu yıpratmaya yönelik yalan ve iftiralarını yaymak için kullandığı yöntem hayli kurnazcadır. Fethullahçılar iftiralarını önce, her zaman olduğu gibi kökü dışarıda olan ve adres, telefon gibi iletişim bilgileri bulunmayan uyduruk haber siteleri vasıtasıyla yaymaya çalışır. İftira haberin internette bir süre yayılmasından sonra, bu sefer bu iftiralar kamuoyunda açıkça Fettoş'a ait olduğu bilinen ve daha geniş kesimlere hitap eden sitelerde ve medya unsurlarında yayınlanmaya başlanır.

Fettoş'un Dezenformasyon Süreçleri
1-Kurnazca bir iftara bulunur ve senaryolaştırılır,
2-Yurtdışı kökenli bir site açılır ve iftira orada yayınlanır,
3-Gizlenmek ve inandırıcı olmak için, sitede "dinci" imajı vermeyecek her türlü simge ve söylem (milliyetçi, Atatürkçü vs.) kullanılır.
4-Kendine ait uyduruk haber siteleri kullanılarak bu iftiralar "haber" yapılır.
5-Müritler, bu uyduruk haber sitelerini kaynak göstererek bu iftirayı yaymaya başlar.Bunun için sık ziyaret edilen forumlara ve haber sitelerine "bakın ilginç bir haber" şeklinde yorumlar yazılır.
6-İftira kısmen yayıldıktan sonra, Fettoş'a ait STV ve Zaman gibi daha kitlesel medya unsurları bu iftiraları haber yapar.
7-Fettoş'a ait olmayan diğer dinci basın (Kanal7, Yenişafak vs) da bu Fettoş propagandasına çanak tutarak bu iftiraları haber yapar.
8-Bütün bu aşamalardan sonra ise, son amaç dinci olmayan basını etkileyerek çok daha geniş kitlelere ulaşmaktır.

Aşağıdaki açık ve gizli haber siteleri, Fethullahçıların geniş dezenformasyon ağının birer parçası :
Fettoş'un Açık Haber Siteleri
http://www.stv.com.tr/
http://www.zaman.com.tr/
http://www.todayszaman.com/

Fettoş'un Gizli Haber Siteleri
http://www.aktifhaber.com/
http://www.habervakti.com/
http://www.realhaber.com/
http://www.haber10.com/
http://www.habersutun.com/
http://www.haberkazani.com/
http://www.sentezhaber.com/
http://www.sonsaniye.net/
http://www.konhaber.com/
http://www.nurhaber.com/

Diğer Fettoş Siteleri
http://www.cafesiyaset.com/
http://www.yazimhane.com/
http://www.haksoz.net/
http://www.karakutu.com
http://www.uiportal.net/
http://www.nasname.com/
http://www.cemaat.com/
http://www.suhareketi.org/
http://www.islamiforum.com/
http://www.dusunceler.org/